Emrulevvel

"…فَاعْلَمْ أَنَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ" İlk Emir الأ مر ألأول Emrul Evvel

الحمدالله رب العالمين و الصلاةو السلام على اشرف الانبياء والمرسلين اما بعد

Hamd alemlerin Rabbi Allah’a, salat ve selam gönderilmiş bütün nebilere olsun. Bundan sonra; İbrahim aleyhıssem’in tebliğ ettiği Tevhid akidesini koruyan ve Nebi sallallahu aleyhi ve sellem Rasul olarak gönderilmesinden önce Allah Teala Tevhid edip iman eden insanlara hanif deniliyordu. Hanif: Arab dilinde  Delaletten, sapkınlıktan ayrılıp istikamete, doğru yola meyletmek, yönelmek, canif sözcüğü ise, ‘İstikametten, doğru yoldan ayrılıp dalalete, sapkınlığa meyletmek, yönelmek anlamına gelir. Buna (yani istikamette, doğru yola) meyletmiş, yönelmiş kişi.   Allah’azze ve celle şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz İbarhim. Allah’a itaatkar hak dine yönelmiş ve asla müşriklerden olmamiş bir ümmetti.”(Nahl/120)

Allah Teal şöyle buyurmuştur; “İbrahim, ne Yahudi, ne de Hıristiyan idi; fakat o, allah’ı Tevhide yönelen dosdoğru bir Müslüman idi; müşriklerden de değildi.”(Ali İmran /67)

Müslim bir hanif idi… (Al-i İmran/67) Çoğulu şeklinde  gelir. Allah Azze ve Celle şöyle buyurmuştur: “ve tezvir (yalan) sözden kaçının. allah Azze ve Celle için hanifler olun.”(Hac/30-31)

Filan kişi istikamet yolunu, doğru yolu taharri etti, bu yola girme yolları aradı, araştırdı. (cahiliye döneminde) Araplar hac yapmış, kurban kesen, sünnet olan, kıbleye yönelen kimse demektir. İbrahim aleyhisselam dini üzere olduğuna dikkatleri çekmek için diye adlandırmışlardır.”(Tehziu’l Luga; Lisanu’l-Arab)

El Canif: Ayağında bir meyil, eğrilik olan kişi. Bunun iyimserlikle, iyiye yorularak” böyle adlandırıldığı söylenmiştir. Şöyle denmiştir: “bilakis salt meyil, eğrilik anlamını ifade etmek için müstear olarak (böyle) kullanılmıştır.

İstilah da ise: Bütün batıl akidelerden İslama dönmektir. İslamin aslı ise Allah Teala Tevhid etmek, İtaat edip teslim olmak, İbadet edip hiç bir şeyi  şirk koşmamak, ve şirk ehlini tekfir edip onlardan beri olmaktır.  Allah azze ve celle şöyle buyurmuştur; Allah azze ve celle şöyle buyurmuştur; “Allah katında hak din islam dır..”(Ali İmran 19) Yine başka ayette Rabbimiz şöyle buyurmuştur: “Kim, İslam’dan başka bir din ararsa bilsinki kendisinden asla kabul edilmeyecek ve o ahirette ziyan edenlerden olacaktır.”(Ali İmran 85)

Kuran-ı Kerimde Hanif kelimesi on yerde, hanifler ise iki yerde zikredilmiştir. Kuran Kerimde hanif kelimesinin Müslim kelimesiyle beraber zikredildiği her yerde hanif kelimesi hacı anlamına gelmektedir. Ancak yalnız başına zikredildiği yerde ise Müslüman manasına gelmektedir.

“Yahudi veya Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız dediler. De ki: “hayır, muvahhid olarak İbrahim  dinine (uyarız); o şirk koşanlardan değildi.”(Bakara /135)

“Yahudi veya Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız, dediler.” Her bir kesim tuttuğu yola çağrıda bulundu; yüce Allah azze ve Celle onları bu iddalarını reddederek: Ey Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem. “De ki: Hayır, muvahhid olarak İbrahim aleyhisselam ın dinine uyarız, diye buyurdu. Bunun anlamının şöyle olduğu da söylenmiştir:Hayır biz İbrahim aleyhisselam ın dinine uyarak hidayet bulabiliriz.

Hanifen:” Muvahhid olarak” hoşlanılmayan dinlerden İbrahim alleyhisselamın dini olan hak dine yönelerek, demektir. İbrahim aleyhissellam hanif denilmesinin sebebi onun Allah Azze ve Cellenin dini olan İslama yönelmiş olmasıdır.

“Şüphesiz İbrahim, Allah’a itaat eden, hakka yönelen bir ümmet(önder) idi. Allah’a şirk koşanlardan değildi.”(Nahl /120)

“O’nun nimetlerine şükreden bir önderdi. Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.”(Nahl 121)

Allah Azze ve Celle:”Gerçekten İbrahim başlı başına bir ümmetti, Allah Azze ve Celle itaatkardı, Hanifdi” buyruğu ile, son Nebi sallallahu aleyhi ve sellem Arap müşriklerini İbrahim aleyhisselam dinine davet etmektedir. Çük o, onların atası ve şeref kaynakları olan Beyt’in banisi idi. ümmet(burada),pek çok hayrı şahsında toplayan adam demektir.Şa’bi dedi ki: Bana Ferve B. Nevfel el-Eşcai tahdis edip dedi ki: İbn Mesud:Muhakkak Muaz tek başına bir ümmetti, Allah Azze ve Celleye itaatkardı, hanifdi, dedi. Ben de kendi kendime Ebu Abdurrahman (Abdullah b. Mesud) şaşırdı. Allah Azze ve Celle nin buyruğu:”Gerçekten İbrahim aleyhisselam başlı başına bir ümmetti”şeklindedir.Bu sefer İbn Mesud şöyle dedi: Ümmetin ne demek olduğunu, kaanitin(Allah’a itaatkarın) ne olduğunu bilirmisin? Ben: Allah ve Resulu en iyi bilir, dedim. O.ümmet, insanlara hayrı öğreten kişi, kaanatin ise Allah’a ve Rasulüne itaat eden kişi demektir. İşte Muaz da böle birisi idi. Hayrı öğretirdi, Allah’a ve Rasulune itaatkardı, dedi. Mücahid dedi ki: “Ümmet” buyruğu tek başına bir ümmet idi; “kaanit” de itaatkar kişi idi, demektir. Yine Mücahid şöyle demektedir: İbrahim alleyhisselam bir ümmetti. Yani tek başına iman eden birisi idi. O sırada bütün insanlar kafirdirler. Katade de şöyle açıklamıştır: O hidayetin imamı(önderi) idi, kaanit de Allah Azze ve Celle ye itaatkar demektir.”(İbn Kesir sahih eser)

“Kendine şirk koşmaksızın Allah’a hanifler olun.”Hac7/31]

Yalnız Allah’a yönelenler olarak” buyruğu, hakka istikamet üzere dosdoğru giden yahud teslimiyet arz eden kimseler olarak demektir. “Hanif” kelimesi zıt anlamlı kelimelerdendir. Bu kelime hem istikamet, hemde meyletmek anlamında kullanılır.

“İbrahim’in dininden, kendini bilmezlerden başka kim yüz çevirir? And olsun ki, biz onu dünyada (elçi) seçtik, şüpesiz o ahrette de iyilerdendir.(Bakara 130)

 Allah Azze ve Celle burada muvahhidlerin önderi Halil İbrahim aleyhisselamın dinine aykırı olarak şirkler türeten ve peyda eden kafirlerin yaptıklarını eleştiriyor. Çünkü İbrahim aleyhisselam her şeyiyle Rabb’ini birledi ve Allah Azze ve Celle den başka hiçbir şeye ibadet ve dua etmedi, Allah Azze ve Celle bir göz açıp kapaması kadar bile şirk koşmadı. Allah Azze ve Celle dışındaki hertürlü ilahtan beriliğini ilan etti ve bu hususta kavmine karşı çıktı, hatta babasına ondan beri olduğunu ilan etti. Nitekim Allah Azze ve Celle şöyle buyurur:”Dedi ki: Ey kavmim! Ben sizin (Allah’a) şirk koştuğunuz şeylerden uzağım. Ben hanif olarak, yüzümü gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah Azze ve Celle’ye çevirdin ve müşriklerden değilim.”(Enam/78)

“Bir zaman İbrahim, babasına ve kavmine demişti ki: Ben sizin taptıklarınızdan uzağım. Ben yalnız beni yaratana ibadet ederim. Çünkü Allah beni doğru yola iletecektir.”(Zuhruf/26-27)

“Nefsini sefahate bırakan” ile kastedilen Katade’ye göre Yahudiler ve Hıristiyanlardır. Onlar İbrahim aleyhisselamın din ve şeraitinden yüz çevirip Allah’u subhanehu Teala dan gelmemiş bir bid’at olarak Yahudiliği ve Hıristiyanlığı din diye kabul ettiler.ez-Zeccac der ki: “Sefahata bırakan” bilmeyen cahil demektir. Yani nefsinin durumunu bilmeyip onun hakkında hiçbir şekilde düşünmeyen kimseden başkası İbrahim aleyhisselamın dininden yüz çeviremez. Ebu Ubeyde de nefsini sefahate bırakmanın nefsini helak etmesi demek olduğunu söylemiştir. el-Afeş dedi ki: “Nefsini sefahate bırakan” yani kendisi hakkında yaptıkları sebebiyle “sevih” olmasını gerektiren işler yapan kimse demektir.

“Rabbi ona: “Teslim” ol dediği zaman oda:”Alemlerin Rabbine Teslim oldum “ demişti.”(Bakara/131)

Yani rabbi ona “teslim ol” dediğinde biz onu beğenip seçmiş idik. İbn Keysan “Teslim ol” buyuruğunun anlamı dinin Tevhid ile Allah azze ve celle ye halis kıl, demektir. İtaatle boyun eğ ve korkarak ona itaat et, anlamına geldiğide söylenmiştir.

Arap dilinde İslam (teslim olmak): kendisine teslim olunan kimseye tam bir itaat ve boyun eğmek demektir.”

“İbrahim de bunu oğullarına vasiyet etti. Ya’kup da: “Ey oğullarım, Allah sizin için bu dini beğenip seçti. O halde siz ancak Müslümanlar olarak ölün” demişti.”(Bakara/132)

Bunu İbrahim alleyhisselam kendi oğullarına vasiyet etti, Yakup da: Oğullarım! Allah Azze ve Celle sizin için bu dini (İslam’ı) seçti. O halde sadece Müslümanlar olarak ölünüz (dedi).”İbrahim aleyhissellam onlara ya “İbrahim’in dinine uymaları ve bağlı kalmaları’nı tavsiye etmiştir veya “Alemlerin Rabbine teslim oldum” sözünü tavsiye etmiştir ve dolayısıyla zamir bu söze racidir.

İbrahim aleyhisselam’ın oğulları bu dine okadar bağlıydılar ve O kadar seviyorlardı ki vefat edene kadar bunu muhafaza ettiler ve geride bıraktıkları oğullarına da İslam üzere olmalarını öğütlediler. Nitekim Allah Azze ve Celle başka bir yede şöyle buyurur: “(İbrahim) bu sözü (kavmine haykırdığı tevhid kelimesini) ardından geleceklere devamlı kalacak bir miras olarak bıraktı ki, insanlar (onun dinine) dönsünler.”(Zuhruf/28)

“Yahudi veya Hıristiyan olsun ki doğru yolu bulasınız” dediler. De ki:”Hayır, muvahhid olarak ibrahimin dinine (uyarız);  o şirk koşanlardan değildir.” (Bakara/135)

Yahudi veya Hıristiyan olsun ki doğru yolu bulasınız, dediler.” Her bir kesim tuttuğu yola çağrıda bulundu; Allah Azze ve Celle bu iddialarını reddederek: Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’de “De ki: Hayır, muvahhid olarak İbrahim’in dinine uyarız, diye buyurdu. Bunun anlamının şöyle olduğuda söylenmiştir: Hayır, biz İbrahimi’in dinine uyarak hidayet bulabiliriz.

İbnu’l A’rec ve İbn Ebi Able belmilletu şeklinde okumuşlardır. İfadenin o zaman taktiri şöyle olur: Hayır, hidayet İbrahimin dinine uymakla olur veya bizim tuttuğumuz din İbrahimin dinidir.

Katade: Haniflik Allah Azze ve Celle den başka hiçbir ilah bulunmadığına şehadet etmektir, demiştir. Bu yüzyılımızda bazı insanların dinler arası diyalok adı altında İbrahimi dinler seminer düzenleyip sanki ibrahimi dinler bir çokmuş gibi insanlara empoze etmeye çalışıyorlar Adem aleyhisselamdan tut Allah Rasulu sallahu aleyhi ve seleme gelene kadar Resullerin dini islamdır. Nuh aleyhisselam,İbrahim aleyhisselam, Musa aleyhisselam, İsa aleyhisselam, dini birdir ve tevhid dinidir. Allah Azze ve Celle Biz Allaha ve bize indirilene: İbrahim, İsmail, İshak, Ya’kup ve esbata indirilene, Musa ve İsa’ya verilenlere Rableri tarafından diğer Resulere verilenlere, onlardan hiçbiri arasında fark gözetmeksizin iman ettik ve biz sadece Allah’a teslim olduk” deyin.”(Bakara/136)

İbrahim aleyhisselam asla bir saniye bile şirk koşmadı, Allah’u Teala Tevhid edip ve dua, namaz, hac, zekat, oruç, kurban, ve diğer ibadetleri Allah’uTeala has kılıp tapıp ibadet etti bunu çocukarına sıkı sıkıya vasiyet etti. Yahudilerin kendilerini İbrahim aleyhisselam dinine nispet etmeleri batıldır, Allah azze ve celley çocuk nispet eden Yahudiler ve hristiyanlar ehli kitab olmlarına rağmen çocuk nispet ettikleri için son  Nebi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemi tasdik edip iman etmedikleri için Kafir ve müşriklerdir. İbrahimi dinler diye tabirini kullanmak insanı dinden çıkarır  ve kafir yapar İbrahim aleyhisselam’ın dini İslam diniydi bu görüşünden kim tövbe edip dönmese ebedi cehenneme girer Allah subhanehu bizi küfürden, şirkten, nifaktan,muhafaza eylesin.”Allah’u Subhanehu Teala bizleri kendisinden başkasına ibadet etmememizi , sevgi , korku, tevekkül , inabe , tevbe , şükür , hamd ,namaz , oruç, hac, zekat, kurban , dua bütün ibadetlerin türünü Allah’ a yapmamızı emreder. İbadetin tanımıda : Allah’ın emrettiği sevdiği ve razı olduğu zahiri veya batıni bütün amellerdir.” Allah’u Subhanehu Teala bizi buna muvaffak kılsın. Alemlerin Rabbi olan Allah ‘a Hamd olsun.”

A.Kadir Gören

Paylaşmak için tıklayın
error: Content is protected !!