Sehiv Secdesi Hakkında Tafsîlât
Şey İbn ‘Useymîn (rahimehullah) dedi ki:
“Sehiv secdesinin 3 tane sebebi vardır;
- Ziyâde
- Noksanlık
- Şek/Şüphe
Ziyâde: Örneğin bir kimsenin unutarak bir rekatta iki kez rükûya gitmesi veya bir rekatta fazla secde ederek 3 kere secde etmesi veya kıyâma durması gereken yerde oturması veya oturması gereken yerde kalkmasıdır. Namazdaki bu ziyâde sehiv secdesini gerektirir. Namazda iki tane ziyâde olmaması için bu sehiv secdesinin yeri selâmdan sonradır. Bu iki ziyâde, unuttuğu ve sehiv secdesidir.
Noksanlığa gelince; bunun için selâmdan önce sehiv secdesi yapılır. Örneğin: Biri ilk teşehhüdü unutur veya rükûda “Subhâne Rabbiye’l Azîm” demeyi unutur veya secdede “Subhâne Rabbiye’l A’lâ” demeyi unutur ya da ihrâm tekbiri dışındaki tekbirlerden birini getirmeyi unutursa, bu gibi durumlarda selâmdan önce sehiv secdesinde bulunur. İnsan her unutup namazın vaciplerinden birini eksik yaptığında, unutkanlık sebebiyle namazın iptal olmadığı bu durumda, selam vermeden önce sehiv secdesinde bulunmalıdır ki, namaz tamamlanmadan önce namazın bu eksiği giderilebilsin.
Şüpheye gelince, bu da iki kısma ayrılır;
- Şüphe, kendisinde her iki durumda tercih bulunulabilen,
- Şüphe ise tercihte bulunulamayan şüphedir.
Tercihte bulunulabilen şüphe: Tercihte bulunduğu şüphede selamdan sonra sehiv secdesi bulunur. Bunun örneği; eğer bir kimse 3 rekat mı yoksa 4 rekat mı kıldığı konusunda şüpheye düşer de ve 3 rekat kıldığı tercihinde bulunmuşsa 4. rekatı kılar ve selamdan sonra sehiv secdesinde bulunur.
Şüphenin ikinci kısmına gelince; Bu da kendinde tercih bulunulamayan şüphedir. Bunu da inandığı şey üzerine kurarak yapar. Bunun için de selamdan önce sehiv secdesinde bulunur. Örneğin 2 rekat mı yoksa 3 rekat mı kıldığı konusunda şüpheye düşerse, 2 rekat mı yoksa 3 rekat mı olduğunu tercih edememişse, onu 2 rekat sayar. Çünkü inanılması gereken budur. Sonra namazın kalanını tamamlayarak sehiv secdesinde bulunur, daha sonra da selamlar.”
Mahmud Yıldırım
