“Onlara “Allah’ın indirdiğine uyun” denildiği zaman onlar, “Hayır! Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız” dediler. Ya ataları bir şey anlamamış, doğruyu da bulamamış idiyseler?”(Bakara/170)
“Kâfirlerin hali, bağırıp çağırma dışında bir şey anlamayan hayvanlara bağıran çobanın haline benziyor. Onlar sağır, dilsiz ve kördürler. Dolayısıyla onlar akıllarını kullanmazlar.”(Bakara/171)
Allah u subhenuhu ve Teala buyuruyor ki: “Onlara” bu müşrik kâfirlere ‘‘Allah’ın” “indirdiğine uyun” ve içinde bulunduğunuz sapıklık ve cehaleti de terk edin “denildiği zaman onlar” cevaben: “Hayır! Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz” bulduk demektir- “yola uyarız”, yani putlara ve Allah’a ortak koştuğumuz Melekler, Rasul, Nebi, Salihler, cinler, ve başka şeylere ibadet etme yoluna uyarız “dediler Allah Teala onları reddederek buyuruyor ki: “Ya” örnek aldıkları ve izlerini takip ettikleri “ataları bir şey anlamamış, doğruyu da bulamamış idiyseler?” Yani, ya onların hiçbir kavrama kabiliyetleri ve rehberleri yoktuysa !..
İbn İshak, İbn Abbas radıyallahu anh’dan şöyle nakleder: Bu ayet bir grup Yahudi hakkında nazil oldu. Zîra Allah Resûlü -sallallâhu aleyhi ve sellem- onları İslâm’a çağırdığında, “Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyacağız” dediler. Bunun üzerine bu âyet nazil oldu.”(İbn Kesir sahih eser)
Ardından Allah Teala, “Kötü misal, âhirete inanmayanlar içindir.”(Nahl/60) buyurduğu gibi, burada onlar hakkında bir örnek veriyor: “Kâfirlerin hali, bağırıp çağırma dışında bir şey anlamayan hayvanlara bağıran çobanın haline benzer. ” Yani; kâfirler içinde bulundukları sapıklık, dalalet ve cehalet bakımından merada otlanan ve kendilerine söylenilen hiçbir şeyi anlayamayan, çobanı çağırdığında da ne dediğini bilmeden ve idrak etmeden sadece sesini işiten hayvanlar gibidirler
Başka bir görüşe göre ise bu, müşriklerin hiçbir şey işitmeyen, görmeyen ve idrak etmeyen putlara duaları hakkında verilmiş bir misaldir ki, bunu da İmam Taberî tercih etmiştir. Çünkü putlar hiçbir şey işitmez, idrak etmez ve görmezler.
Bir şeyi tutamazlar ve tamamen cansızdırlar. “Onlar sağır, dilsiz ve kördürler. ” Yani; onlar hakkı işitmeye karşı sağırdırlar. Bir şey konuşamayan dilsiz, yolunu ve gittiği yeri göremeyen kördürler. “Dolayısıyla onlar akıllarını kullanamazlar. ” Yani hiçbir şey bilemez ve anlayamazlar. Nitekim Allah Teala başka bir ayette şöyle buyurur: “Ayetlerimizi yalanlayanlar karanlıklar içinde kalmış sağır ve dilsizlerdir. Allah kimi dilerse onu şaşırtır, dilediği kimseyi de doğru yola iletir. ”(En’am/39

Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.