Emrulevvel

"…فَاعْلَمْ أَنَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ" İlk Emir الأ مر ألأول Emrul Evvel

“Ey iman edenler! Alış veriş, dostluk ve şefaat bulunmayan gün gelmeden önce, size verdiğimiz nzıktan hayır yolunda harcayın. Kâfirler zalimlerin ta kendileridir.”( Bakara 254)

“Kafirler zalimlerin ta kendileridir.” cümlesinde “الكافرون kâfirler” kelimesi, haberinde hasredilmiş mübtedadır. Yani, o gün Allah’ın yanına kâfir olarak gidenden daha zalim biri yoktur.

İbn Ebî Hâtim, Atâ b. Dinar’dan şöyle nakleder: “Zalimler kâfirlerin ta kendileridir” değil de “Kafirler zalimlerin ta kendileridir” buyuran Allah’a hamd olsun.”( İbn kesir Sahih Eser)

Kafirlerin ve zalimlerin azabı şiddetlidir

وَلاَ تَحْسَبَنَّ اللّهَ غَافِلاً عَمَّا يَعْمَلُ الظَّالِمُونَ إِنَّمَا يُؤَخِّرُهُمْ لِيَوْمٍ تَشْخَصُ فِيهِ الأَبْصَارُ

“Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Şu kadar var ki Allah onları

gözlerin şaşkın dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.”(İbrahim/42)

اللهم منزل الكتاب سريع الحساب اهزم الاحزاب اللهم اهزمهم وزلزلهم

Kitapı indiren, hesabi çabuk gören Allahım! Düşman gruplar hezimete uğrat”

Allahım!onları hezimete uğrat ve oları sars

اللهم اكفنيهم بما شئت

ALLAH TEALANIN LANETİ ZALİMLERİN ÜZERİNR OLSUN

Cennet halkı, ateş halkına (şöyle) seslenecekler: “Bize Rabbimiz’in vadettiğini gerçek buldunuz

mu?” Onlar da: “Evet” derler. Bundan sonra içlerinden seslenen biri (şöyle) seslenecektir:

“Allah’ın laneti zalimlerin üzerine olsun.” (Araf Suresi, 44)

 “…Kim Allah’ın sınırlarını çiğnerse, gerçekte o, kendi nefsine zulmetmiş olur…” (Talak Suresi,

Hani Lukman oğluna -öğüt vererek- demişti ki; “Ey oğlum, Allah’a şirk koşma. Şüphesiz şirk,

gerçekten büyük bir zulümdür.” (Lokman Suresi, 13)

“Onlar, zulüm işlemektelerken, ülkeleri (veya nesilleri) yakaladığı

zaman… Rabbinin yakalaması işte böyledir. Gerçekten O’nun yakalaması pek acı, pek

şiddetlidir.” (Hûd Suresi, 102) (Buhâri, Tefsir 161, hds no: 206; Müslim, Birr 61, 62 –2583- ; İbn

Mâce, Fiten 22, hds no: 4018)

“Kim bir kişinin zâlim olduğunu bilerek ona yardım etmek üzere zâlim ile

birlikte yürürse, İslâm’dan dışarı çıkmış olur.” buyurur. (İbn Kesir, Hadislerle K. K. Tefsiri, c. 5, s.

2089)

“Ve onlardan sonra sizi o arza mutlaka yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkana ve

tehdidimden korkana ait (bir ayrıcalıktır).” (Rasuller) Fetih istediler, (sonunda) her zorba

inatçı bozguna uğrayıp -yok oldu- gitti. (İbrahim Suresi, 14-15)

Hayır, Biz hakkı batılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın

ki, o, yok olup gitmiştir. (Allah’a karşı) Nitelendire geldiklerinizden dolayı eyvahlar size.

(Enbiya Suresi, 18)

Kafirler… Onlar zulmedenlerdir.” (Bakara Suresi, 254)

Ama zulmedenler, kendilerine söylenen sözü bir başkasıyla değiştirdiler. Biz de o zalimlerin yaptıkları bozgunculuğa karşılık, üzerlerine gökten iğrenç bir azap indirdik. (Bakara Suresi, 59)

İnkârcıların yaptıkları tüm isyankârlıklar, attıkları asılsız iftiralar ve işledikleri zulümler, Allah huzurunda sorgulanma günü kendilerine geri dönecektir. Ancak o gün, “…zulmedenlerin ne mazeretleri bir yarar sağlayacak, ne (Allah’tan) hoşnutluk dilekleri kabul edilecektir. (Rum Suresi, 57)

“Rabbimiz, şüphesiz Sen kimi ateşe sokarsan, artık onu ‘hor ve aşağılık’ kılmışsındır; zulmedenlerin yardımcıları yoktur.” (Ali İmran Suresi, 192)

SADIK KİMSE LANET ETMEZ

Buhari ve Müslim’den gelen sahih bir rivayette; Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: Ashap tarafından soruldu: “Ya Rasulallah! Müşriklerin aleyhine Allah’a dua edin.” Bunun üzerine Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: “Ben lanetçi olarak gönderilmedim, ben sadece rahmet olarak gönderildim.” (Müslim, Bir, 78; Buhari Edebu’l-Murfet 324; Sahih)

Buhari ve Müslim’den gelen sahih bir rivayette; Ebu-d Derda radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Lanet edenler, kıyamet günü ne şehit olabilir, ne de şahit.” (Müslim, Bir, 85; Buhari Edebu’l-Murfet 319; Sahih)

Buhari ve Müslim’den gelen sahih bir rivayette; Ebu Hureyre radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Dosdoğru kimseye lanet etmek, hiç yakışmaz.” (Müslim, Bir, 84; Buhari, Edebu’l-Murfet; Sahih)

Buhari ve Müslim’den gelen sahih bir rivayette; Ebu Hureyre radıyallahu anh, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “İki yüzlü kimsenin sadık (güvenilir) olması mümkün değildir.” (Muslim, Bir, 85; Buhari Edebu’l-Murfet 316; Sahih)

Buhari’den gelen sahih bir rivayette; Abdullah radıyalluhu anh’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Mümin, çekiştiren değildir, lanetleyen değildir, kötü söz ve iş sahibi değildir, hayasız değildir.” (Buhari Edebu’l-Murfet 313; Sahih)

Buhari’den gelen sahih bir rivayette; Aişe radıyallhu anh’a babası Ebu Bekir radıyallahu anh kölesine lanet edince Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kendisine şöyle söylediğini rivayet etmiştir: “Ya Ebu Bekir! Kabe’nin Rabbine yemin ederim ki, dosdoğru kimselerle lanetçiler asla bir araya gelmez.” (Doğru olan lanetçi olmaz) Rasulullah bu ifadeyi iki veya üç kere tekrarladı. Bunun üzerine Ebu Bekir radıyallahu anh‘da o gün kölelerinden birini azad etmiştir. Sonra Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e varıp: “Bir daha lanet etmeyeceğim” demiştir. (Buhari Edebu’l-Murfet 322; Sahih)

Buhari’den gelen sahih bir rivayette; Umer radıyallahu anh’ın torunu Salim Bin Abdullah anlatıyor: Babam Abdullah’ın hiç insana lanet ettiğini duymadım. Babam Abdullah bin Umer, Allah Rasulu sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu söyledi: “Lanetçi olmak mümine yakışmaz.” (Buhari Edebu’l-Murfet 312; Sahih)

Paylaşmak için tıklayın

Bir yanıt yazın

error: Content is protected !!