“O günde insanlar alemlerin Rabbi huzrunda duracaklardır.”(Mutaffifin/6)
İbn Ömer’radiyallahu dan rivayet ettiğine göre Nebi sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: “O günde insanlar alemlerin Rabbi huzurunda duracaklardır.” Öyle ki onların kimisi kulaklarının ortasına kadar teri içerisinde kaybolacaktır.”(Buhari.6531; Müslim. 2862; Sahih.)
Abdullah İbn Mes’ud radiyalluhu anh’dan rivayete göre, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:”İnsanlar beş şeyden hesaba çekilmedikçe kıyamet günü hiçbir tarafa hareket etmeyecektir; Ömrünü nerede ve nasıl tükettiğinden, gençliğini nerede geçirdi , malını nerden kazanıp nerde harcadığından. öğrendiği ilimle yaşayıp amel edip etmediği.”(Tirmizî 2416; Sahih.)
Ebu Berze el Eslemi radiyallahu anh’dan rivayete göre, şöyle demiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kıyamet gününde bir kula şu sorular sorulmadıkça yerinden kıpırdayamaz. Ömrünü nerede ve nasıl tüketti, öğrendiği ilimle ne amel yaptı? Malını nereden kazandı ve nerede harcadı. vücudunu nerede yıprattı.”(Tirmizi. 2417; Sahih.)
KENDİNİ HESABA ÇEKMEK
“Allah’a döndürüleceğiniz, sonra da herkese hak ettiğinin eksiksiz verileceği ve kimsenin haksızlığa uğratılmayacağı bir günden sakının.”(Bakara 281)
Şeddad b. Evs radiyallahu anh dan; “Rasulullah sallallâhu aleyhi ve sellemlem şöyle buyurmuştur: Akıllı kişi kendisini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışandır. Âciz kişi ise arzularına uyup bir de Allah’tan umandır.”( Tirmizi 2459 hasen)
Tirmizi rahimehulllah dedi ki: bu hadis hasen’dir. Hadiste geçen: “Nefisine hakim olmak” demek kiyamet gününde hesaba çekilmeden önce dünyada iken kendisini hesaba çekip hayatını düzenleyen kimsedir.
Ömer b. El Hattab radiyallahu anh şöyle demiştir: “Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin büyük hesap günü için kendinizi düzeltin! çünkü kiyamet gününde hesap, dünyada iken hesaba çekenler için kol olacaktır.
Meymûn b. Mihrân rahimehullah şöyle demiştir: “Bir kul ortağına yemesi nereden, giyinmesi nereden? diye hesap sorduğu gibi kendi nefsine de hesap sormadıkça Allah Teala karşı sakınmış ve takva sahibi olmaz.”(Tirmizi kiyamet 25)
Hasan, Ömer radiyallahu anh ’in şöyle dediğini bildirdi: Vallahi eğer isteseydim sizin giydiklerinizden daha güzel giysiler giyer, yediklerinizden daha güzel yemekler yer ve sizden daha rahat bir yaşam sürerdim. Vallahi hayvanın sırt ve hörgüç etinin çok lezzetli, kızarmış etin, kuru üzümün ve pişirilmiş sebzelerin tadının çok güzel olduğunu bilmiyor değilim. Ancak Allah’ın bir topluluğu bunlardan dolayı şöyle kınadığını işittim: “Dünyadaki hayatınızda sizin için güzel olan her şeyi harcadınız, onların zevkini sürdünüz; ama bugün, yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızın ve yoldan çıkmanızın karşılığında alçaltıcı bir azap göreceksiniz.”(Ahkâf -20 Ebu Nuaym El-İsbehani / Hilyetu’l-Evliya – Cilt 1 / – 69)
Muhammed bin Nadr el-Hârist der ki: Ölüm, takva sahiplerinin kalbini dünyadan alıkoydu. Vallahi! Onlar ölümün zorluğunu ve kederini tanıdıktan sonra dünya mutluluğuna dönmediler.”(Hilyetu’l Evliya)
,

Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.