Emrulevvel

"…فَاعْلَمْ أَنَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ" İlk Emir الأ مر ألأول Emrul Evvel

الحمدالله رب العالمين و الصلاةو السلام على اشرف الانبياء والمرسلين اما بعد   

Hamd alemlerin rabbi Allah’a,salat ve selam  gönderilmiş bütün  nebilere olsun.Sözün en güzeli Allah’ın kitabı , hidayetin en güzeli Muhammed’sallallahu aleyhi ve sellem‘in hidayeti  , işlerin en kötüsü sonradan ortaya çıkanlardır . Size vaat edilen mutlaka gelecektir . Siz bunu önleyemezsiniz.Bundan sonra;

 Allah azze ve cellenin kitabını Nebi sallallahu aleyhi ve ssellem’in tefsiriyle sahabe radiyallahu anhuma’nin  tabinin ve  salih selefin  menheciyle alanlar güvendedir. Allah azze ve cellenin kitabını Nebi sallallahu aleyhi ve sellemlin tefsirini devre dışı bırakarak sahabeyi taabinin  salih selefin tefsirini devre dışı bırakanlar   emniyette ve güvende değildir.Onlar için ateş vardır.Çünkü Rabbimiz bize bunu böylece  bildiriyor.

 “Ayetlerimiz hakkında doğru yoldan sapanlar muhakkak onlar bize gizli kalmazlar. O halde ateşe atılacak kimse mi hayırlıdır yoksa kıyamet gününde emin olarak gelen kimse mi? Dilediğinizi yapın, çünkü o ne yaptığınızı çok iyi görendir.”(Fussilet/40)

“İlhâd: Sapmak” meyletmek ve başka tarafa ayrılıp gitmek demektir. “Kabirde lahd” tabiri de buradan gelmektedir. Çünkü lahd bölümü kabrin bir tarafına doğru daha çok meyillidir (kaymış olur) “Allah’ın dininde yan çizdi ve başka tarafa saptı” demektir.”(İbn Kesir)

 “Allah’azze ve cellenin: “Ayetlerimiz hakkında doğru yoldan sapanlar” buyruğu ile ilgili olarak İbn Abbas radiyallahu anh dedi ki: Doğru yoldan sapmak( ilhad) sözü olması gereken yerden başka yere koymak demektir. Katade ve başkaları ise o, küfür ve inat demektir, diye açıklamışlardır.”(İbn Kesir sahih eser)

Allah Teala’ın: “Muhakkak onlar bize gizli kalmazlar” buyruğu şiddetli bir tehdit ve kesin bir korkutmadır. Yani Allah azze ve celle ayetleri, isim ve sıfatları hakkında doğru yoldan sapanları çok iyi bilir ve pek yakında bunları ağır, ibretli bir ceza ile cezalandıracaktır. Bunun için şöyle buyurmaktadır: “O halde ateşe atılacak kimse mi hayırlıdır yoksa kıyamet gününde emin olarak gelen kimse mi?” Yani bu ile öteki hiç eşit olur mu, asla eşit olmazlar.

“Siz, Allah’ın size haklarında hiçbir hüküm indirmediği şeyleri O’na ortak koşmaktan korkmazken, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden nasıl korkarım! Şimdi biliyorsanız (söyleyin), iki guruptan hangisi güvende olmaya daha lâyıktır?”(En’am/ 81)

“Siz, Allah’ın size haklarında hiçbir hüccet” İbn Abbas radıyallâhu anh ve seleften birçok kimse buradaki ” sultan” ı “hüccet” ile tefsir etmişlerdir.”(İbn Kesir sahih eser) “indirmediği şeyleri O’na ortak koşmaktan korkmazken, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden nasıl korkarım!” Yani, ben sizin Allah’ı bırakıp taptığınız şu putlardan nasıl korkarım! Bunun benzeri şu âyetlerdir.”(İbn Kesir)

“Yoksa, Allah’ın dinde izin vermediği bir şeyi onlara meşru kılacak ortakları mı vardır?”(Şura/ 21) “Bunlar, sizin ve atalarınızın taktığı isimlerden başka bir şey değildir. Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir.”(Necm/23)

“Şimdi biliyorsanız (söyleyin), iki gruptan hangisi güvende olmaya daha lâyıktır?” Yani, hangisi daha doğru yol üzeredir; zarar ve faydanın elinde olduğu zata ibadet eden mi, yoksa hiçbir delile dayanmadan zarar ve fayda verme gücü bulunmayan şeylere ibadet eden mi? Bunlardan hangisi hiçbir ortağı bulunmayan Allah’ın azze ve celle kıyamet günündeki azabından emniyettedir.

Allah azze ve celle ahirette af etmeyeceği günah büyük şirktir, Tevhid üzere ölen büyük günah sahipleri af edilecektir. Kul haklari ise Allah Tealanı menşietindedir dilerse ahirette af edilecek günahlardandır. Allah Tealanın af etmediği günah kul hakkıdır diyenler  islamdan nasibi olmayan cahil halkın Allah Tealaya nispet ettikleri bir iftira ve yalandır.

Şirk büyük bir zulümdür ve af edilmeyen en büyük günahtır. “Hani Lokman oğluna öğüt verirken şöyle demişti: “Oğulcuğum Allah’a şirk koşma muhakkak şirk büyük bir zulümdür.”(Lokman 13)

“İman edip imanlarına herhangi bir zulüm(şirk) bulaştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır.”(En’am/ 82)

İbn Mes ‘ud raiyallahu anh ‘ın şöyle dediğini rivayet etmiştir;  ‘’ İman edipte imanlarına herhangi bir zulum bulaştırmayanlar …’’ ayeti nazil olunca sahabiler Rasullullah salllallahu aleyhi ve sselem ‘e ‘’ Bizden kim nefsine zulmetmediki !’’ dediler . Bunun üzerine , Şüphesiz şirk büyük bir zulümdür’’ ayeti nazil oldu.” (Buhari 32 sahih)

İbn Ebi Hatim , Alkame ‘den şöyle nakleder : İbn Mes’ud radiyallahu anh şöyle dedi : ‘’ İman edip  imanlarına herhangi bir zülüm bulaştırmayanlar var ya…’’ ayeti nazil olunca bu insanlara ağır geldi ve ‘’ Ya Rasulallah ! Bizden kim nefsine zulmetmiyor ki!’’ dediler .Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu : Bu sizin sandığınız gibi değildir . Lokman aleyhisselam oğluna şöyle demişti : ‘’ Yavrucuğum ! Allah’a ortak koşma! Doğrusu şirk, büyük bir zülümdür’’ Müslim 124 hadis no 197 Allah’ım bilerek şirk koşmaktan sana sığınırım bilmediklerim için de senden mağfiret dilerim.   

“İman edip te imanlarına herhangi bir zulüm(şirk) bulaştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır.”

 اي هؤﻻء الذين اخلصوا العبادة الله وحده ﻻشريك له ولم يشركوا به شئا هم اﻷمنون يوم القيا مة المهتدون في الدنيا واﻷخرة

İbn Kesir rahimehullah derki:   ” Yani dini Allah has kılarak ihlas ile hiçbir ortağı dengi bulunmayan tek Allah teala ibadet eden ve ona hiçbir şeyi şirk koşmayan bu kimseler kıyamet gününde asıl emniyette olacak, dünya ve ahirette doğru yolu bulmuş kimselerdir.”

Şirk işeyen ve küfür olan bir ameli kasten işleyenler tekfir edilirler.

٢٢ باب المعاصي من أمر الجاهلية
ولأيكفر صاحبها بار تكابها الأبابالشرك لقول اللي صلى الله عليه وسلم انك امرؤفيك جاهلية
وقول الله تعلى
إِنَّ ٱللَّهَ لَا یَغۡفِرُ أَن یُشۡرَكَ بِهِۦ وَیَغۡفِرُ مَا دُونَ ذَ ٰ⁠لِكَ لِمَن یَشَاۤءُۚ وَمَن یُشۡرِكۡ بِٱللَّهِ فَقَدِ ٱفۡتَرَىٰۤ إِثۡمًا عَظِیمًا
İmâm Buhari rahimehullah der ki; “Şirk dişindaki bu büyük günahları işyenler tekfir edilmezler. Çünkü Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Sen kendisinde cahiliye olan bir adamsın.”Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur; “Allah, kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını, (günahları) dilediği kimse için bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse büyük bir günah (ile) iftira etmiş olur.”(Nisa/48)(Buhari iman 22)
Şirk işleyen tekfir edilir bunda asla şüphe yoktur, şirk işleyen müşriktir. Sahih bir hadistte: Ebu Hureyre radiyallahu anh Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:”Muhakkak ki Allah, sizin için üç şeye razı olur ve üç şeye razı olmaz. Razı oldukları: Sadece Allah’a ibadet edip O’na şirk koşmamak. Hep birlikte Allah’ın dinine sarılmak. Allah’ın emrinde olan yöneticiye itaat etmek. Razı olmadıkları: Boş söz. Faydasız soru sormak. İsraf etmek.”(Müslim. İman Malik Muvatta Buhari. Edebu’l Mufred 447)Allah Azze ve Celle’ye hamd, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e,ehli beytine ,ailesine, ashabına ve  güzellikle ona tabi olanlara selam olsun.” A Kadir Gören

Paylaşmak için tıklayın

Bir yanıt yazın

error: Content is protected !!