Emrulevvel

"…فَاعْلَمْ أَنَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ" İlk Emir الأ مر ألأول Emrul Evvel

    

الحمدالله رب العالمين و الصلاةو السلام على اشرف الانبياء والمرسلين اما بعد   

Hamd alemlerin Rabbi Allah’a, salat ve selam gönderilmiş bütün  nebilere olsun. Bundan sonra;

Recm hadisleri sahih olarak gelmiştir .İlk dönem mukaddim Alimleri hadis sahih olarak geldiği zaman onu hüccet olarak kabul ederlerdi. Bu hadisleri sahip olduklar  fenni ilimlerden dolayı anlayışlarını Selef Alimlerinin üstünde gören ilmi kıt, doktor, öğretmen, mühendis ve değişik meslek gruplarından olup dini meselelerde cahil olan ve nefsini ve aklını İlah edinenden başka kimse bu hadisleri inkar etmez. Bu hadisleri inkar etmek küfürdür. Çünkü mütevatir olarak gelmiştir Allahım hadis inkarcılarının şerlerinden sana sığınırız.

Bu hadis inkarcılarıyla yapılan çeşitli münazaralarda onların Kur’anı yüzüne dahi okuyamayacak kadar cahil oldukları ve Kur’an da ki mutlak, mukayyed, mücmel mufassal ayetlerin varlığından da habersiz oldukları,bu ayetleri kendi hevalarına göre anlamalarıyla büyük bir cehalet ortaya koydukları da görülmektedir.

Nebi sallallahu aleyhi ve sellem hadislerde belirttiğimiz gibi dört defa recm uygulamıştır. Maize,bir yahudiye, cuheyni kabilesinden bir kadına ve bedevi kabilelerden bir şahsın yanında çalışırken o şahsın hanımıyla zina eden kişiye yüz sopa, bir yıl sürgün ve işverenin hanımına da recm cezası uygulamıştır

Allah Teala şöyle buyurmuştur: “Zina eden kadin ile zina eden erkekğin her birine yüzer değnek vurun. Allah’a ve ahiret gününe iman etmiş kimseler iseniz. Allah’ın din hususunda her ikisine de acıyacağınız tutmasın. Müminlerden bir topluluk da azalarlarına şayit olsun.”(Nur 2)

“Zina eden kadın ile zina erkekğin her birine yüze değnek vurun.” Bu ayeti kerime de zina edennin haddine dair hüküm yer almaktadır. İlim ehlinin bu hususta geniş açıklamaları ve görüş ayrılıkları vardır. Çünkü zina eden bir kişi ya evlenmemış yuhut muhsan biridir.Muhsan da sahih bir nikah ile cima eden kimseye denir. Ancak nikahın da hür,baliğ ve akıllı olarak yapmış olmalıdır.Eğer evlenmemiş ise ona uygulanacak had ayeti kerimde olduğu gibi yüz celde yanı  deynek dir.”(İbn Kesir)

İmâm Mâlik şöyle demiştir: “İbn Şihab el-Zuhri takdis etti, bize Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe b. Mesud haber verdiğine göre İbn Abbas radiyallahu anh kendisine şunu haber vermiştir: Ömer radiyallahu anh Ayağa kalktı. Allah’a hamdu senada bulunduktan sonra şöyle dedi. Şimdi ey insanlar şüphesiz ki Allah Teala Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i hak ile gönderdi. Ona kitabı indirdi ona indirdiği buyruk lar arasında recm ayeti de vardı. Bu ayeti biz hem okuduk hemde ezberledik. Hem Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem recm etti, hem ondan sonra biz de recm ettik. Ben insanların üzerinde uzun bir zaman geçtikten sonra birisinin kalkarak: Biz Allah’ın kitabında recm eyetini görmüyoruz, diyeceğinden ve böylelikle Allah’ın indirmiş olduğu bir farzı terk etmek süretiyle sapıp, uzaklacaklarından korkuyorum. Şunu iyi bilin ki recm, Allah’ın kitabının hükmünü gereğince erkek olsun kadın olsun muhsan olmak şartıyla beyyine yahut hamilelik ortaya çıkar ya da itirafta bulunursa zina edenletin üzerine Allah’ın kitabı gereğince bir haktır.”(Buhari 6829 Müslim 1691 Ebu Davud 1066 Tirmizi 1432 İbn Mace 2553 Malik 823 Zührî holuyla muhtasar olarak Buhari 6830 Zührî yoluyla uzunca rivat etmiştir.)

Buhari den hadiste; Alira diyallahu anh’in bir  Cuma günü bir kadına recm cezası uyguladığında “Bu kadını Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in sünneti ile recm ettim” dediği nakledilmiştir.”(Buhari 6812 sahih)

Buhari den gelen başka hadiste; Eş-Şeybânî şöyle anlatmıştır: Abdullah İbn Ebû Evfa’radiyallahu anh ya “Rasulullah sallallâhu aleyhi ve selem recm cezası uyguladı mı?” diye sordum. O da”evet”dedi.Ben tekrar “Rasulullah sallallâhu aleyhi ve sellemen Nur suresinin inmesinden öncemi,yoksa sonra mı recm etti?” diye sordum. Abdullahb. Ebû Evfa”Bunu bilmiyorum” dedi.”(Buhari.6813; Sahih)

Buhari de gelen sahih hadiste; Ebu Hureyre radıyallâhu anh dan Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle: “Mescidde alışveriş eden iken bir adam geldi ve şöyle dedi: Ya Rasûlullah! Ben zina ettim!” Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ondan yüz cevirdi. Adam bu şekilde kendi aleyhinde itiraf ederek dört kere tekrar etti. Kendi aleyhinde dört kere şehâdet edince Nebî sallallahu aleyhi ve sellem onu çağırdı ve “sende akıl hastalığı var mı? diye sordu. O kişi “Hayır dedi. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem “Muhsan mısın?” diye sordu. O kişi evet dedi. Bunun üzerine Nebi sallallahu aleyhi ve sellem orada bulunanlara “Bunu götürünnüz ve recmediniz” buyurdu.”(Buhari 6815 sahih)

Yine başka hadiste; Câbir b. Abdullah adıyallâhu anh şöyle demiştir:” “Ben o kişiyi recmedenlerin içinde bulundum. Atılan taşlar ona isabet edip acıtınca kaçtı. Biz de ona e-Herre’de yetiştik ve recm ettik.”(Buhari 6816 sahih)

Baş bir senetle gelen hadiste; Câbir b. Abdullah adıyallâhu  şöyle demiştir: Eslem kebilesinden bir kişi Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’e gelerek zina ettiğini itiraf etti. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem ondan yüz cevirdi. Adam kendi aleyhine dört kez Şahadet edince Nebî sallallahu aleyhi ve sellem “akıl hastalığı varmı?” diye sordu. O kişi “hayır” dedi. Bunun üzerine Nebi sallallahu aleyhi ve sellem o kişinin recm edilmesini emretti ve o musallada recm edildi. Taşlar kendisine isabet edip acıtınca adam kaçmaya başladı. Ancak kendisine yetiltiler ve ölünceye kadar taşladı. Bunu üzerine Nebi sallallahu aleyhi ve sellem o kişiyi hayırla zikretti etti ve cenaze namazını kıldı.”(6820 sahih)

Buharinin sahihinde gelen rivayette; Cabir b. Abdullah radiyallahu anh şöyle demiştir: “Eslem kabilesinden bir adam Rasulullah sallallahu aleyhi ve seleme geldi.Ona zina ettiğini söyledi ve kendisine aleyhine dört kez şehadette bulundu. Bunun üzerine Rasulullah sallallâhu aleyhi ve sellem recm edilmesini emretti ve o kişi recm edildi. Bu adam evli olduğu halde zina etmişti.”                                                                                                                         (Buhari. 6814; Sahih)

Buhari ve Müslim den gelen hadiste;  “Cabir b. Abdullah radiyallahu anh dan  Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’e, Maiz b. Malik el-Eslemi isminde birisi gelip: “beni temizle” diyerek zina ettiğini dört defa ikrar etmiş, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’de akli melekesini, sarhoş olup olmadığını ve medeni halini sorduktan sonra onu recm ettirmiştir. Recmedilirken kaçmaya teşebbüs eden Maiz için Nebi sallallahu aleyhi ve sellem “Keşke bıraksaydınız! Belki tövbe eder de Allah tövbesini kabul ederdi” demiştir. Ayrıca Maiz’i kendisine gönderen kişiye de “Ya Hezzal, Maiz’i elbisenle örtseydin, senin için daha hayırlı olurdu.” tavsiyesinde bulunmuştur. Maiz hadisi, ifadeleri farklı olsa da yaklaşık 15 sahabe tarafından nakledilmiştir ve hadis kriterleri açısından da sahih kabul edilmiştir. (Buhari 6820; Müslim, Hudûd, 22; Ebu Davud, Hudûd, 4419; Hakim, Müstedrek, 363; İbn Hanbel, 217)

Bu hadise baksaydı, sorunun cevabı bu hadiste vardı. Maiz radıyallahu anh eğer recm edilirken serbest bırakılsaydı, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem ona bu fiili işledinmi diye tesbit etmek için tekrar sorardı. Maiz de bunu gizlemek için ben yapmadım deyip tövbe ederdi. İkrar etmediğinden dolayı da had düşerdi. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki; “Bir kişi gece günah işlerde, Allah azze ve celle onun günahını gizlemişken o günahını açığa vurursa, günahını açığa çıkardığından dolayı o kişi yerilir.” Recm yoksa Nebi sallallahu aleyhi ve sellem bu şahsa neden recm uygulasın, taşlayarak öldürsün ve zulm etsin. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem Maizi recm ettikten sonra iki kişi daha recm ediyor. Cüheni kabilesinden bir kadın. Hatta kadın diyorki; “Sen beni maiz gibi geri mi çevireceksin.” Ve Hayber’in fethinden sonra bir bedevinin oğlu işçi olarak çalıştığı adamın hanımı ile zina eden kişinin recm edilmesi. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem Uneys radıyallahu anh’ı gönderip adamın hanımı eğer suçu itiraf ederse recm uygulanması gerektiğini bildirmiştir. Eğer Allah azze ve celle’nin kitabında bunlar olmadığı halde, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem bunları yapsaydı zulm etmiş olurdu.

Muhammed bin İshak’tan rivâyet olunduğuna göre şöyle demiş: Asım bin Ömer bin Katade’ye Mâız bin Malik’in kıssasını sordum. Şöyle dedi: “Bana Ali bin Ebu Talib’in oğlu Hasan haber verdi. Dedi ki : Onu bana Eşlem Kabilesinden benim itham edemiyeceğim, sizin de arzulayacağınız kimse haber verdi. «Onu terk etseydiniz ya» cümlesi Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’in sözündendir. Hasan bin Muhammed şöyle dedi: Ben bu hadisi onu terk etseydiniz ya cümlesi ile bilmiyorum (Veya : Bu cümleyi başlı başına Hadis bilmiyorum) Dedi ki: Ben Câbir bin Abdullah’a geldim ve Eşlem Kabilesinden bir takım insanlar şöyle haber veriyorlar: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e Mâız bin Mâlik recm edilirken kendisine dokunan taşlara dayanamayıp feryad etmeğe başladığı zikredilince, Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem, “Onu terk etseydiniz ya” buyurmuş. Halbuki bu hadisi ben bu şekliyle bilmiyorum. Câbir dedi ki: Ey yeğenim bu hadisi insanların en iyi bileni benim. Ben Mâız’ı recm edenler arasında bulunuyordum. Ne zamanki biz onu çıkardık, recmetmeğe başladık taşların dokunduğu yerin acısını duyunca bize acı acı seslendi. Ey Kavmim; Beni Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e götürün, benim kavmim beni öldürdüler. Nefsim yönünden beni aldattılar. Bana Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in beni öldürmeyeceğini haber verdiler.” dedi. Biz onu gömüldüğü yerden çıkarmadık. Hatta öldürdük. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına döndüğümüzde olayı haber verdik. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Onu bıraksanız bana getirseydiniz ya, buyurdu. Bunu, Mâız’den olayı tesbit etmek için söylemişti. Recmi terk etmek için değil. Hasan bin Muhammed şöyle dedi: Bunun üzerine hadisin vechini bildim.”(Ebu Davud, 4420; Sahih)

Suçunu itiraf eden sonradan bunu inkâr ederse, yeniden soru cevap yapılır. Eğer ifadede şüpheyi gerektiren bir şey varsa recm düşer. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Onu terk etseydiniz, buyurması, Ona tevbe ettirmek ve yeniden soru cevap yapmak içindi, yoksa ‘salıverseydiniz de gitseydi’ demek değildir. İmam Tirmizi’nin bab başlığında “İtirafından dönen suçludan cezanın kaldırılması” Alimler arasında ittifakla, suçlu suçunu sonradan itiraz ederse tekrardan sorulur ve itiraz ederse had cezası üstünden düşer. Hatta recm sırasında dahi olsa itiraz etse had cezası üstünden düşer.”(Tirmizi, 1429)

2- Müslim’in Sahih’inde de el-Berâ b. Âzib’radiyallahu anh  şöyle dediği nakledilmektedir:  Rasulullah sallallahu aleyhi sellem’ın yanma yüzü kömürle karartılmış bir yahudi getirildi. Rasulullah yahudileri çağırıp şöyle dedi: “Sizler Kitabınızda zina edenin cezasının böyle olduğunu mu görüyorsunuz”? Onlar, evet deyince, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ilim adamlarından birisini çağırdı ve şöyle buyurdu: “Tevratı Musa’ya indiren Allah Teala adına bana söyle. Kitabınızda zina edenin haddini böyle mi buluyorsunuz?” Kişi Hayır dedi. Eğer bu şekilde bana yemin verdirmeseydin sana bildirmeyecektim. Biz, cezanın recm olduğunu görüyoruz. Fakat zina, soylularımız arasında çoğaldı. O bakımdan soylu bir kimseyi yakaladık mı, onu bırakırdık. Zayıf birisini yakaladık mı, ona had uygulardık. Bu sefer şöyle dedik: Gelin ortaklaşa bir ceza tesbit edelim ve bunu, soyluya da böyle olmayana da uygulayalım. Sonunda recm yerine yüzü kömürle karartmayı ve sopa vurmayı tesbit ettik. Bunun üzerine Rasulullah sallallahu aleyhi sellem şöyle buyurdu: “Allah’ım kendilerinin öldürdükleri bir zamanda senin emrini ihya eden ilk kişi ben oluyorum” dedi ve recm edilmesini emretti. Bunun üzerine  Allah Teala da: “Ey Rasul! Küfür içinde koşuşup duranlar seni kederlendirmesin” buyruğunu: “Eğer size şu verilirse onu alın” buyruğuna kadar indirdi. Yani, diyorlar ki: Muhammed’e gidiniz. Eğer o sizlere yüze kömür çalmayı ve sopa vurmayı emrederse onu kabul ediniz. Şayet size recm cezası uygulanması fetvasını verirse, ondan sakınınız. Bunun üzerine şanı olan Allah Teala: “Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse, işte onlar kâfirlerin tâ kendileridir” (Maide 44) “Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir”(Maide 45) “Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse, işte onlar fasıklar m tâ kendileridir”(Maide 47) âyetlerini indirdi. Bunların hepsi de kâfirler hakkındadır.”(Muslim 1700 Ebu Davud 4447 İbni Mace 2558 Ahmed Musned 4/286 sahih)

Ebu Dâvud, Cabir b. Abdullah radiyallahu anh dan rivayetine göre, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem onlara (yahudilere): “Aranızdan en bilgili iki kişiyi yanıma getiriniz” demiş, bunun üzerine onlar da Suriya adındaki birisinin iki oğlunu getirmişlerdi. Nebi sallallahu aleyhi sellem onlara  Allah Teala adına yemin verdirerek: “Bu iki kişinin durumunu Tevrat’ta nasıl bulmaktasınız” diye sordu? İkisi de: Bizim Tevrat’ta bulduğumuz şudur: Dört kişi erkeğin organını kadının fercinde sürmedanlıkta ki mil gibi görecek olurlarsa ikisi de recm olunurlar. Nebi sallallahu aleyhi sellem sordu: “Peki, sizi bunları recmetmekten alıkoyan nedir”? İkisi de: Otoritemiz elden gitti, o bakımdan biz de öldürmekten hoşlanmadık. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şahitleri çağırdı. Şahidler gelip, erkeğin organının kadının fercinde sürmedanlık-taki mil gibi gördüklerine dair şahidlik ettiler. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem; ikisinin de recm edilmesi emrini verdi.”Ebu  Davud,25

Buharinin sahihinde İbn Umer radiyallahu anh şöyle anlatmıştır; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e birbiriyle zina etmiş olan bir Yahudi erkekle, kadın getirildi. Rasulullah sallallâhu aleyhi ve selem onlara “Sizler kitabınız Tevrat’ta zina edenler için ne cezası buluyorsunuz?” diye sordu. Yahudiler “Bizim alimlerimiz, zina edenin yüzünü kömürle karartma ve bir eşek üzerine  ters bindirme bid’atını çıkardılar” diye cevap verdiler. Abdullah b. Selam “Ya Rasulallah! Onlara Tevrat’ı getirmelerini emret!” dedi. Tevrat getirildi. Yahudilerden biri elini recm ayeti üzerine koyup onun öncesini ve sonrasını okumaya başladı. Abdullah b. Selam ona “Kaldır elini!” dedi. Bir de baktılar ki recm ayeti elinin altındadır. Bunun üzerine Nebi sallallâhu aleyhi ve selem Zinâ eden o iki kimsenin recm edilmesini emretti ve onlar recm edildiler. İbn Ömer “Zina eden o erkekle kadın, mescidin yanında düz taşlarla döşenip, kaplanmış olan balat denilen yerde recm edildiler. Ben erkek yahudinin kadını taşlardan korumak için üzerine kapandığını gördüm” demiştir.”(Buhari 3635 6819; Sahih)

3-Müslim ve sünenlerde gelen sahih rivayette; İmrân b.Husayn radiyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre Cüheyne kabilesin den bir kadın Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in huzurunda zina yaptığını itiraf etti ve ben hamileyim dedi. Rasulullahs sallallahu aleyhi ve selem kadının yakınlarını çağırarak “Bu kadına iyi

muamele ediniz doğum yapınca bana bildiriniz” buyurdu. Sonra durum kendisine bildirilince kadının elbisesi cezalandırılma esnasında açılmaması için sıkıca bağlandı recmedilmesi emredildi ve recmedildi. Sonunda o kadına cenaze namazı kıldı. Bunun üzerine Umer: “Ey Allah’ın Rasulu! Onu recm ettin sonrada cenaze namazını kılıyorsun” deyince, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem :O kadın öylesine bir tevbe yaptı ki o tevbesi Medine halkından yetmiş kişiye dağıtılsa hepsine yeterdi. Sen kadının canını büyük bir istekle Allah’a bağışlamasından daha üstün ne aramaktasın? “(Müslim, Hudûd 1696; Ebû Dâvûd 4440 Tirmiz 1435; Sahih)

Cüheyne kabilesinden kadının Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’e gelip beni temizle demesi, Maiz radıyallahu ahn’dan daha sonra recmedilmiştir. Eğer Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in kendi ictihadı olsaydı, bu kadını recm etmezdi. Ve Nebi sallallahu aleyhi ve sellem recmetmiştir ve bu Allah azze ve celle’nin emriyledir. Bu hadis sahih olarak gelmiştir.

4-Buharinin sahihinde gelen rivayette;  EbûHureyre radiyallahu anh ile Zeyd b. Halidra diyallahu anh’in nakline göre. Nebi sallallâhu aleyhi ve selem mescide otururken bedevilerden biri çıkageldi ve “Ya Resulallah! Allah’ın kitabına göre hüküm ver” dedi. Adamın hasmı ayağa kalktı ve “(Evet) o doğru söyledi, onun hakkında Allah’ın kitabıyla hüküm ver” deyip, şöyle devam etti: Benim oğlum bu kişinin yanında ücretli idi. Onun hanımı ile zina etmiş. Birileri bana oğlumun recm edilmesi gerektiğini söylediler. Ben de bu kişiye yüz koyun ile bir cariye fidye verip, oğlumu kurtardım. Sonra ben bunu ilim sahibi kimselere sordum. Onlar oğluma yüz sopa cezası ile bir yıl sürgü¬ne gönderme cezası gerektiğini söylediler! dedi. Bunun üzerine Nebi sallallâhu aleyhi ve selem şöyle cevap verdi: “Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki, aranızda elbette Allah’ın kitabı ile hüküm vereceğim!

Koyunlara ve cariyeye gelince; bunlar sana geri verilecek ve oğluna da yüz değnek vurulacak ve bir yıl sürgüne gönderilecek! Sana gelince eyUneys! Kalk bu adamın karısına git (zina suçunu itiraf ederse) onu recm et!” buyurdu. Uneys kuşluk vakti gitti. (Kadının itirafı üzerine) ona recm cezası uyguladı.”(Buhari. 6836; Sahih)

 Bu olay Hayber fethinden sonra oldu. Hayber fethinden sonra bedevilerden biririsi Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına çıkageldi. “Ey Allah’ın Rasulü! Allah’ın kitabına göre hüküm ver.” dedi. Bu bedevi meramını anlattıktan sonra Nebi sallallâhu aleyhi ve selem şöyle cevap verdi: “Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki, aranızda elbette Allah’ın kitabı ile hüküm vereceğim! Koyunlara ve cariyeye gelince; bunlar sana geri verilecek ve oğluna da yüz değnek vurulacak ve bir yıl sürgüne gönderilecek! Sana gelince ey Uneys! Kalk bu adamın karısına git (zina suçunu itiraf ederse) onu recm et!” buyurdu. Uneys kuşluk vakti gitti. (Kadının itirafı üzerine) ona recm cezası uyguladı.” Recm olmasaydı, Allah azze ve celle’nin emri ile Nebi sallallahu aleyhi ve sellem Maiz radıyallahu anh’tan sonra neden bu iki kişiye de recm uygulasın. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem hevasından bu uygulamaları yapmadı. Dört halife recm uygulamıştır ve sahihtir. Bize kadarda gelmiştir. Ehli sünnetin fıkıhcıları, muhaddisleri bu meseleler üzerinde ittifak etmiştir. Bu meseleleri hariciler, kelamcılar ve felsefeci olanlar inkar etmişlerdir.

Recm ile ilgili hadislerin bazılarını alıp bazılarını almamak ilmi hiyanettir. Bu bir zulumdür. Rivayetleri kendi hevasına göre anlamak ise bambaşka bir zulumdür.

 Recm hadisleri on sekiz sahabeden rivayet edilmiştir. Hadis inkarcıları  Nebi sallallahu aleyhi ve sellemin recmi bir kere uyguladığını söylüyorlar. Halbuki onların bu söylemleri bir yalandan ibarettir.Tevhid,iman,namaz hac, oruç ,zekat ve ahlak ile  ahkam ile ilgili hadisleri  rivayet eden ravilerile Recm hadiselerini rivayet eden raviler aynı sahabe ve Buharide geçen aynı ravilerdir. Hadis inkarcılarının sened ilminden haberleri yoktur.Sadece kendi hevalarından konuşuyorlar. 4 halifede recm uygulamıştır.Bunlar ilgili çok rivayet vardır. Ebu Bekir radiyallahuanh uygulamıştır.Ömer radiyallahu anh uygulamıştır.  Osman radiyallahu anh uygulamıştır.Ali radiyalllahu anh uygulamıştır.Sahabe,Taabiin,Ehl-i Sünnetin ilk dönem Alimleri ve sonradan gelen öncekilere güzellikle uyanlar,Bunlardan Muhadisler, Fıkıhçılar,müfessirler Siyerciler hepsi bu rivayetleri kabul etmiş ve uygulamışlardır.Bu asrımızın sapık hadis inkarcılarının önderleri cad.b.dirhemdir. Cehm b.saffandır, Avrupalı müsteşriklerdir. Bunlardan sakınmak lazım. Bunların akidesinde çoğunun küfür üzeredir. Bunlar Şefaati, yecuc mecüc kavminin çıkacağını,İsa aleyhisselamın ineceğini. Kabir azabını da inkar ederler. Kur’anKur’an derler ama Kur’anda geçen Allah azze ve celle’ın sıfatlarını da inkar ederler çünkü Arapçaları kıttır ve islam ilimleri yoktur. Rabbim bunlara hidayet eylesin.Rabbim hakkı hak bilip  hakka tabii olmayı batılıda batıl bilip ondan uzaklaşmayı nasip etsin.”  A. Kadir GÖREN

Suyûtî (ö. 911/1505) “el-Ezhâr”da bu hadisi şu yollardan getirmiştir:

1.           Câbir b. Abdullah1584

2.           Abdullah ibn Abbâs1585

3.           Büreyde1586

4.           Câbir b. Semure1587

5.           Ebu Saîd el-Hudrî1588

6.           el-Leclâc1589

7.           Nuaym b. Hezzâl1590

8.           Ebu Hureyre1591

9.           Übey

10.         Sahabeden birisi1592

11.         İbnü’l-Müseyyeb (mürsel olarak)1593

12.         Hz. Ebu Bekr1594

13.         Ebu Zerr

14.         Osman’ın babası Nasr1595

15.         Ebu Berze el-Eslemî1596

16.         Atâ’ b. Yesâr

17.         Şa’bî

18.         18. Ebu Ümâme b. Sehl b. Huneyf

 Toplam, 18 kişi.Kettani mutavatır hadisler.

(Derim ki: ) Râfiî (ö. 623/1225) “Şerhu’l-Kebir”de aynen şöyle der: “Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’den meşhur olduğu kadarıyla recm; Mâiz, Gâmidiyye ve Yahudilerle ilgili kıssada geçmektedir. Recm, Resulullah  sallallahu aleyhi ve sellem’den sonra¬da Raşit halifeler döneminde de uygulanmıştır. Bu nedenle de hadis, mütevatir derecesine ulaşmıştır.

Hafız İbn Hacer (ö. 852/1447) “TahrîcuEhâdisi’r-Râfiî”de bunu onayKonu ile ilgili hadisler için b.k.z: Buhârî, Hudud 21, 28; Müslim, Hudud 16, 19 (1693), 22 (1695); Ebu Dâvud, Hudud (4420, 4421, 4433); Tirmizî, Hudud 4 (1451), 5 (1543); Nesâî, Cenaiz 63; Dârimî, Hudud 12, 14; Müsned, 1/245, 313, 328

1584      Buhârî, Hudud 21; Müslim, Hudud 16; Ebu Dâvud, Hudud (4420); Nesâî, Cenaiz 63; Tirmizî,

Hudud 5 (1543); Dârimî, Hudud 12; Müsned, 3/323

1585      Buhârî, Hudud 28; Müslim, Hudud 19 (1693); Ebu Dâvud, Hudud (4421); Tirmizî, Hudud 4

(1451); Müsned, 1/245, 313, 328

1586      Müslim, Hudud 22 (1695); Ebu Dâvud, Hudud (4433); Dârimî, Hudud 14; Müsned, 5/347,

348

1587      Müslim, Hudud 17 (1692); Ebu Dâvud, Hudud (4422-4424); Dârimî, Hudud 12

1588      Müslim, Hudud (1694); Ebu Dâvud, Hudud (4431); Dârimî, Hudud 14 (2324)

1589      Ebu Dâvud, Hudud (4435)

1590      Müslim, Hudud (1691); Ebu Dâvud, Hudud (4419); Tirmizî, Hudud (1431); İbnMâce, Hudud

9 (2553); Müsned, 5/216, 217

1591      Müslim, Hudud 5; Ebu Dâvud, Hudud (4428); Tirmizî, Hudud 5 (1452); İbnMâce, Hudud 9

(2554); Müsned, /286, 287, 450

1592      Ebu Dâvud, Hudud (4432)

1593      Müsned, 2/453

1594      Müsned, 1/8

1595      Dârimî, Hudud 13 (2323)

1596Ebu Dâvud, Hudud (3186)


Paylaşmak için tıklayın

Bir yanıt yazın

error: Content is protected !!