“Muhakkak Allah’ın kitabını okuyanlar, namazı dosdoğru kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık infak edenler asla durgunlaşmayacak bir ticaret umabilirler.” (Fatır/29)
“Ta ki mükafatlarını tastamam versin, hatta lutfundan onlara fazlasını da versin, çünkü o Gafurdur, Şekurdur.” (Fatır/30)
Allah Teala kitabını okuyan, kitaba iman eden, namazı dosdoğru kılan, Allah’ın kendilerine verdiği rızıklardan gece gündüz, gizli açık, meşru vakitlerde infak ederek gereğince amel eden mümin kulları hakkında “asla durgunlaşmayacak bir ticaret umabilirler” diye haber vermektedir. Yani bunlar Allah’tan gerçekleşmesi muhakkak olan bir sevap umabilirler.” (İbn Kesir)
Müslim’den gelen sahih bir rivayette; Ebu Umame el-Bahili radıyalahu anh’dan: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim: “Kur’an’ı okuyunuz, çünkü Kur’an kıyamet gününde kendi ashabına şefaat edici olarak gelecektir. Zehraveyni yani Bakara ile Al-i İmran suresini okuyunuz, çünkü her ikisi kıyamet gününde iki bulut yahut iki gölgelik ya da saf saf dizili iki grup kuş gibi gelecek ve kendilerini okumaya devam edenleri savunacaklardır. Bakara suresini okuyun çünkü onu öğrenmek bir bereket, onu terketmek bir hasrettir. Ve şüphesiz batılcıların ona gücü yetmez.” Muaviye dedi ki: “Bana ulaştığına göre batılcılar, sihirbazlardır.” (Müslim, 804; Sahih)
Müslim ve Tirmizi’den gelen sahih bir rivayette; Nevvas b. Sem’an el-Kilabi radıyallahu anh’dan: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’i; “Kıyamet gününde Kur’an okuyan ve onun ile amel eden Kur’an ehli getirilir. Onun önünde ise Bakara suresi ve Al-i İmran suresi gelir” buyururken dinledim. Sonra Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bu iki sure için üç misal verdi ve ondan sonra onları unutmadım. O şöyle buyurdu: “Bunlar iki bulutu yahut aralarında aydınlık bir nur bulunan siyah iki gölgeyi andıracaklar yahut da bunlar dizi dizi kuşlardan iki grup gibi olacaklar ve bu iki sure sahiplerini müdafaa edeceklerdir. ”(Müslim, 805; Tirmizi, 2883; Sahih)
“Zehraveyn’i, Bakara ve Al-i İmrân suresini okuyun” İlim adamlarının dediklerine göre bunlara iki çiçek ez-zehraveyn adının veriliş sebebi nurları, hidayetleri ve ecirlerinin büyüklüğü dolayısıyladır. Bu buyruktan Al-i İmran suresi, Nisa suresi, Maide suresi ve benzerleri tabirlerin kullanılmasının caiz olduğuna bu hususta herhangi bir mekruhluk bulunmadığına delil vardır. Mütekaddiminden bazıları bunu mekruh görmüş ve ancak: “İçinde Al-i İmran’ın sözü edilen sure” denilir, demişlerse de doğrusu birincisidir, cumhur da böyle demiştir. Çünkü anlam açıkça bilinmektedir.
“Her iki sure kıyamet gününde iki bulut yahut da iki gölgelikmiş gibi geleceklerdir.” dilcilerin dediklerine göre gamame (bulut) ve gayaye (gölgelik) insanı yukarıdan gölgeleyen bulut, toz ve benzeri her şey hakkında kullanılır. İlim adamlarının dediklerine göre maksat, kıyamet gününde bunların sevabının iki bulut gibi geleceği şeklindedir.
“Yahut dizi dizi iki fırka kuş gibi” diğer rivayette ise “sıra sıra dizilmiş iki grup kuş gibi” denilmektedir. Her iki rivayette de kullanılan “firk” ve “hizk” kelimelerinin anlamı iki sürü, iki grup, topluluk demektir.
“Aralarında aydınlık bulunan siyah iki gölgelik” şerak kelimesi, harfi sakin olarak şark olarak da telaffuz edilir, ziya ve nur anlamındadır. Her iki hareke ile okunabileceğini nakledenler arasında Kadı Iyaz ve başkaları vardır ama rivayette, dilde de daha çok meşhur olan re harfinin sakin (şark) şeklinde okunacağıdır.

Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.