Hamd Alemlerin Rabbi Allah’a, salat ve selam gönderilmiş bütün Nebilere olsun. Bundan sonra;
“Doğu da batı da Allah’ındır. Nereye dönerseniz Allah’ın yüzü oradadır. Şüphe yok ki Allah Vâsi’dir ve hakkıyla bilendir.” (Bakara/115)
İkrime, İbn Abbas radıyallâhu anh’dan şöyle rivayet etmiştir: “Nereye dönerseniz Allah’ın yüzü oradadır.” Yani siz yüzünüzü ister doğuya ister batıya çevirin, bunların hepsi Allah’ın kıblesidir. (Sahih Eser)
Allah’ın vechi oradadır. Allah’ın vechi (Allah’ın yüzü) yani: nereye dönerseniz Allah’a yönelecek bir yön vardır.
İbn Cerîr Taberî der ki: Bazıları ise şöyle demişlerdir: Bilakis Allah Teala bu âyeti, Kâbe’ye dönmek farz kılınmadan önce indirmiştir. Bu âyetle Allah Teala Nebisine sallallâhu aleyhi ve sellem ve ashabına, namazlarında yüzlerini doğu ve batıdan istedikleri yöne dönebileceklerini bildirmiştir. Çünkü onlar yüzlerini bunlardan hangisine çevirirlerse Allah azze ve celle’nin yüzü o yönde idi. Zîra doğular ve bâtılar sadece O’nundur ve “(Gizlice konuşanlar) bunlardan az veya çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar, mutlaka O, onlarla beraberdir.” (Mücadele/7) âyetinde buyrulduğu gibi hiçbir mekan O’ndan hâlî değildir. Bu görüş sahipleri derler ki: Daha sonra bu, Mescid-i Haram’a yönelmelerini emreden âyetle neshedildi.
Taberi’nin sözü aynen böyle. “Hiçbir mekan Allah’tan hâlî değildir” sözünden kasıt, Allah’ın ilmi ise bu doğrudur. Çünkü Allah ilmi ile her şeyi kuşatmıştır. Allah Teala’nın yüzü kastedilmişse Allah Teala mahlukatından hiçbirinin içinde sınırlandırılmış değildir. Allah Teala bundan Âlî ve yücedir.” (İbn Kesir)
Müslim’den ve Tirmizi’den gelen bir rivayette; Said b. Cübeyr’den şöyle nakleder: İbn Ömer radıyallâhu anh bineği ne tarafa dönerse dönsün namazına devam eder ve Rasulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in böyle yaptığını söyler, bu fiilini “Nereye dönerseniz Allah’ın yüzü oradadır.” âyetinin pratiğe dökülmesi olarak yapardı.” (Müslim, 700; Tirmizî, 2961; Nesâî, Sahih)
Bu gibi ayetler Allah azze ve celle’nin arşa istiva etmesini inkar etmek için delil olarak getirilmez. Bu gibi ayetleri ilim ehli nasıl tefsir etmiş buna bakmak gerekir.

Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.